“Startup”lar ve Değerleme

Teknolojideki ilerlemeler ile birlikte her an her saniye dünyanın bir köşesinde yeni bir iş fikri filizleniyor. Tıpkı profesyonel sporculuk öncesinde, gençlerin peşindeki yetenek avcıları gibi, ‘startup’ları da izleyen, takip eden ve onları değerleyen firmalar mevcut. Yeni iş fikirlerinin yönü, küreselleşmenin bir sonucu olarak, yerel ile başlasa da aslında amaç çoğu zamantüm dünyaya hitap edebilmek. İşte bu noktada günümüzün popüler bir alanı çok daha dikkat çekici bir noktaya gelmekte: ‘Startup’ların değerlemesi.

 

Normalde firma değerlemesindeki ölçütlerden, marka değerlemenin ayrıldığını ve çok farklı özel ölçütler ile bir sonuca ulaşılmaya çalışıldığı bilinir. Ancak, iş ‘startup’lara geldiğinde, çoğu zaman ortada henüz fikir aşamasındaki bir değerden başka bir argüman mevcut olmaz. Hal böyle olunca, belki de milyar dolarlık bir fikre bakışınız, değerlemeyi yapanın kapasitesine sıkışıp kalabilecektir.

 

Örneğin, Kurumlar Vergisi Kanunu’nun ‘patent box’ sistemini düzenleyen sınai mülkiyet haklarında istisna başlıklı 5/B maddesinde, 2016 yılında yerinde bir karar ile yürürlükten kaldırılan istisnadan yararlanma şartlarından bir tanesi, “c) İstisnadan yararlanılacak ilk yıl, buluşun oluşturacağı katma değer dikkate alınarak devir veya satış halindeki değerinin tespitine yönelik Maliye Bakanlığı tarafından değerleme raporu düzenlenmesi” idi. Görüldüğü üzere, bir patent veya faydalı modelin oluşturacağı katma değer dikkate alınarak bir değerleme yapılması öngörülüyordu. Ancak, bunu yapmanın, özel uzmanlığın dışında yüzlerce farklı değişkeni bir arada değerlendirmeyi gerektirmesinden ve bir vergi istisnası için net olmayan bir koşul oluşturduğundan, bu şart yerinde bir karar ile yürürlükten kaldırılmıştır.

 

Henüz filizlenmekte olan iş fikirlerinin veya ‘startup’ların değerlemesinin yapılması, gelecek vizyonuna sahip olmanın, ileri görüşlülüğün ötesinde somut elle tutulur ölçütlere ihtiyaç duyar. Ancak, tüm dünyada kabul görmüş belli başlı ‘startup’ değerleme ölçütlerini ele aldığımızda dahi, aslında örnek verilmek istenirise, hayatınızda hiç yemediğiniz bir yemeğin size kelimeler ile anlatıldığında sizde uyandırabileceği kadar bir anlam ifade edebilir. Gelecekteki nakit akımı tahminleri, muhtemel kar yükselişleri, yatırımın tahmini geri dönme süresi, benzer yapılar ile karşılaştırmalı piyasa değeri vb. ölçütlerin varacağı nokta, çoğu zaman belirli bir değere ulaşmaktadır. Ulaşılan değerin, asla ve asla net bir değerleme oluşturamaması, ‘startup’lara has olmayan aslında tüm değerlemelerde görülen bir problemi yansıtmaktadır.

 

Son söz olarak şunu söyleyebiliriz: Nasıl ki İngilizce’de “often” zarfı %70-80’lik bir sıklığı ifade eder ve fakat hiçbir zaman net bir yüzde verilemez. İşte ‘startup’ların değerlemesi neticesinde de verilen değerler hep bir aralığı ifade edecektir ve ne yazık ki net olamayacaktır.

 

 

                                                    Yazar: Doç. Dr. Cenker GÖKER

Leave a comment