VUCA Ortamı ile Başa Çıkabilmek için Kurumiçi Girişimcilik

2020 yılının Mart ayında covid-19’un pandemi ilan edilmesi ile birlikte, ülkemiz dahil tüm dünyada iş dünyası *Siyah Kuğu Etkisi ile de tanışmış oldu.  2022 yılı temmuz ayı içindeyiz ve hala pandemi etkisi devam ediyor. Üstelik, bu süreçte pandeminin yanına pandeminin de tetiklediği çip krizi dahil oldu. Bölgesel gerginlikler ve Rusya’nın Ukrayna’yı işgal hareketi ile başlayan savaş ortamı vb. bir çok gelişme Siyah Kuğu etkisini daha da artırdı. Çünkü, yerleşik büyük ölçekli kuruluşlar dahil olmak üzere her ölçekten şirket kendisini, değişken (volatility), belirsiz (uncertainity), karmaşık (complexity) ve muğlak (ambiguity) bir iş ortamının içinde buldu. Böyle bir ortamda ayakta kalabilmek ve varlığını sürdürebilmek adına çeviklik (agility) şart haline geldi. Çevikliği şirket diğer bir deyiş ile organizasyon kültürü haline getirebilmek için ise, kurumiçi / şirket içi girişimcilik ile inovasyonu sürdürülebilir kılmak sektör farketmeksizin ön koşul oldu. Bugün bu yazıyı kaleme almamın sebebi, koşulların değişmediği günümüzde hala bazı şirketlerin “inovasyon bizim için erken mi?” sorusunu kendilerine sormaları!

İklim krizi ve bölgesel gerginlikler / savaşlar gibi mega trendler, yapay zeka ve nesnelerin interneti gibi tamamlayıcı teknolojilerdeki yüksek hızlı gelişmeler gibi teknolojik trendler ve Covid-19 pandemisi vb. kaynaklı sektörel trendler, hayatın her alanında değişimin hızını artırdı. Söz konusu bu durum da, iş dünyası için muğlak ve belirsiz bir ortam yarattı. Böyle bir ortam, yerleşik kuruluşların rekabet noktasında geri kalmamaları ve öncelikle de hayatta kalabilmeleri için inovasyon yapma yeteneğine sahip olmalarını gerekli kılıyor. Pek tabi olarak rastlantısallıktan uzak ve yeni ürün, hizmet ve iş modeli kaynaklı yeni ciro yaratabilecek inovasyondan bahsediyoruz. Bunun için de liderlerin, organizasyonlarının yenilik yapma yeteneğini geliştirmeleri gerekiyor. Böylelikle, potansiyel yeni zorlukların veya krizlerin kendisini gösterdiği VUCA dünyasında organizasyonlarının direnç düzeyini maksimize edebileceklerdir.

VUCA’nın Kavram Olarak Doğuşu & Anlamı

VUCA kavramından kısaca bahsetmem gerekir ise, iş dünyasındaki diğer bazı kavramlar gibi askeri literatürden iş dünyası literatürüne transfer edilen bir kavram. ABD Ordusu Savaş Koleji, 1990’lı yıllarda Soğuk Savaş sonrası potansiyel ortamı tanımlayabilmek adına VUCA kavramını kullanmaya başladı.  Çünkü, Soğuk Savaş’ın sona ermesi ile uluslararası ortamın daha değişken (volatility), belirsiz (uncertainity), karmaşık (complexity) ve muğlak (ambiguity) olması bekleniyordu. Beklenen bu koşullardan yola çıkarak ordu, her seviyedeki liderinin bu koşullara uygun aksiyon alabilmesi için doktrinler ve prosedürler tasarladı. 2014’de Harvard Business Review’da, VUCA’nın iş ortamlarında nasıl uygulanabileceğini irdeleyen bir inceleme yayımlandı. Sonuç olarak, bir organizasyonun dış çevresinde meydana gelen ve öngörülemeyen olaylar, organizasyonların / liderlerin karar verme sürecini ve inovasyon başarısını zora sokuyor.

VUCA’nın Açılımı

VUCA’nın her bir harfi tarafından temsil edilen kavramlara da çok kısaca birer örnek ile değinmek isterim. İlk harfi V, Volatility’nin (Değişkenliğin) kısaltması. Burada kastedilen, bir endüstrideki, piyasadaki veya genel olarak dünyadaki değişimin hızlıdır ve çevik olmayı gerektirir. Örneğin, tedarik zincirlerini negatif etkileyen bir olaydan sonra fiyatlarda ani bir dalgalanmanın yaşanmasıdır.

İkinci harfi U, Uncertainity’nin (Belirsizliğin) kısaltmasıdır. Kastedilen, tahminden (forecast) ziyade uzgörü (foresight) eksikliğine tekabül eden belirsizliktir. Örneğin, potansiyel ve/veya mevcut rakibin beklenmedik bir ürününü lanse etmesidir.

Üçüncü harf C, Complexity’nin (Karmaşıklığın) kısaltmasıdır. Kastedilen, birbiri ile bağlantılı birçok parçaya ve değişkene sahip bir durumdan dolayı, eldeki verilen mantıklı yorumlanamaması, sebep-sonuç ilişkisinin bozulması ve organizasyonu etkisi altına alan kafa karışıklığıdır. Örneğin, birbirinden çok farklı kültürel farklılıklara ve değerlere sahip pazarlarda bir şirketin faaliyet göstermesi kaynaklı durumlar.

Son harf A ise, Ambiguity’nin (Muğlaklığın) kısaltmasıdır. Bu harf ile kastedilen ise, yeterli bilgi olmasına rağmen nedensel ilişkilerin yani bir şeyin anlamının belirsiz olmasıdır. Örnek olarak, özellikleri tam olarak anlaşılamayan olgunlaşmamış ve gelişmekte olan pazarlara girilmesidir.

VUCA Kurumiçi Girişimciliği ve İnovasyonu Neden Gerekli Kılıyor?

Şirketler diğer bir ifade ile organizasyonlar, günümüzde yukarıda da ifade ettiğim gibi üstel ve hızlı gelişmelerin yaşandığı bir ortamda ve zamanda faaliyet gösteriyorlar. Geçmişte, başarı gösterilmiş iş modeline güvenerek iş yapış biçimini revize etmeksizin devam etmek mümkün idi. Detaylarına kısaca bahsetmiş olduğum bugünün VUCA dünyasında ise, artık çevik olmak şart. Çevik olmak ile kastettiğim ise, belirsizliğin sisli ortamında organizasyonların karşılarına çıkan ani değişiklik gerektiren durumlara uygun olarak aksiyon alabilmeleridir. Yani, hızla değişen şartlara uygun yeni ürünler, hizmetler ve iş modelleri ortaya koyabilmeleri üstelik bu kriz ortamında yeni ciro sağlayacak inovasyonlara imza atabilme becerisidir. Krizler, ancak bu şekilde fırsatlara dönüştürülebilmektedir. Tabii, bu beceriyi gösterebilmek çevikliği organizasyon kültürü haline getirebilmekten geçiyor. Bu bağlamda gerekli   organizasyonel dönüşümü gerçekleştirebilmek de kurumiçi girişimcilikten ve açık inovasyon çerçevesinde startup’lar ile işbirliği yaparak çevik kültürü transfer edebilmekten geçiyor.

Tamamlayıcı teknolojilerdeki yüksek hızlı gelişmelerden kaynaklı olarak verimliliğinin arttığı ve maliyetlerin de buna bağlı olarak katlanarak azaldığı bir ortamda, şirketlerin iş modellerini inove etmesi gerekir. Sonuçta, VUCA ortamında söz konusu üstel teknolojik gelişmeler, daha hızlı veya daha çevik rakiplerin ortaya çıkması mümkün durumda. Küresel şokların ve krizlerin çok gerçek olduğunu ve her geçen gün tehditlerin azalmadığını aksine arttığını da hep birlikte ülke ve dünya olarak tecrübe etmiş ve etmeye de devam ediyor durumdayız. Tarihe baktığımızda en büyük yeniliklerin / inovasyonların kriz sonrası ortamlarda doğduğunu hatırlamalıyız. Belirsizlik dolu puslu ortamın kendisini gösterdiği bir ortamda, organizasyonların gelişmesi için yenilik / inovasyon, çeviklik ve kurumiçi girişimciliğin motoru olduğu organizasyon dönüşüm zorunlu olmaya devam ediyor.

*Siyah Kuğu Etkisi: Olması ihtimal dışı görülmesine karşılık meydana geldiğinde etkisi çok büyük olan.

Yazar: Güven Karaöz