Top

Hissedarlar Sözleşmesinin Türk Hukukundaki Yeri (2)

Hissedarlar Sözleşmesinin Türk Hukukundaki Yeri (2)

Geçen haftaki yazımda, hissedarlar sözleşmesinin genel özelliklerinden bahsetmiştim. Girişimcilik ve Startup ekosistemi için hissedarlar sözleşmesinin işlevlerini şu şekilde başlıklandırabiliriz: Ortaklığın stratejik amacına ve yenilikçi hedeflerine ulaşmasına destek olma işlevi ile beraber ortaklık yönetiminde etkin olma. / İstenmeyen yabancı kişilerin ortaklığın kontrolüne dahil olmasının önlenmesi. / Ortaklığa sermaye sağlanmasının kolaylaştırılması. / Yönetimde gerçekleşebilecek kilitlenmelerin önlenmesi. / Uyuşmazlık çözümlerinde yöntemlerin belirlenmesi.

 

Hukuki Yapısı

 

Hissedarlar sözleşmesi, kurulması, niteliği, oluşturduğu etki ve içeriği itibari ile genel hükümlerden ticaret ve borçlar hukukunun ortak bir meyvesidir. Bunun ile birlikte, esasen TTK (Türk Ticaret Kanunu)’daki şirketler hukuku üzerinde yükselen temellere sahiptir. Girişimciler için önemli olan husus şudur: Hissedarlar sözleşmesi sayesinde, esas sözleşmede yer verilemeyecek ama ortaklıklar açısından erken aşamasında veya şirketin büyüme aşamalarında ihtiyaç olan birçok düzenleme yapılabilmektedir. Bu ne anlama gelmektedir? Esas sözleşme ile düzenlenmesi yasak ya da gizli kalması istenen bazı hususların, hissedarlar sözleşmesi yolu ile düzenlenebilmesi demektir. Yani, girişimcilere kolaylık sağlayacak yan bir yola sapma imkanı doğmaktadır!

 

Esas sözleşme, şirketin anayasası hükmündedir. Esas sözleşmede ‘pay mevkii’ne yönelik hükümler, payı devralan herkese karşı bağlayıcıdır. Ancak, hissedarlar sözleşmesi sadece sözleşmeye taraf olan pay sahiplerini bağlayıcı özellik taşır.

 

Yapısal niteliğine ilişkin son olarak söylenebilecek husus, hissedarlar sözleşmesi ‘atipik’ bir sözleşme türüdür. Hissedarlar sözleşmesi denildiği zaman sözleşmenin tüm unsurları ile zihinde somutlaşması, bu sebep ile mümkün olamamaktadır. Hissedarlar sözleşmesi, tarafların sözleşmeyi akdetmedeki amaçlarına, tarafların edim yükümlülüğüne ve sözleşmenin esas karakterine göre farlılıklar gösterir niteliktedir.

 

Hukuki Özellikleri

 

Hissedarlar sözleşmesinin hukuki olarak 3 adet özelliği mevcuttur:

 

1.Kanunda Öngörülmeme: Evet, yukarıda da atipikliği ve bağımsızlığından bahsettiğim üzere, hissedarlar sözleşmesi kanunda (TTK) bir hüküm olarak yer almaz! İhtiyaridir ve borçlar hukukunda egemen olan sözleşme serbestisi ilkesini dayanak olarak almaktadır. TTK’da hissedarlar sözleşmesine açıkça yer verilmez. Ancak, bazı maddelerin gerekçelerinde hissedarlar sözleşmesine atıf yapılması, bu sözleşmenin uygulamasının dikkate alındığını göstermektir.

 

TTK 340. madde, önem teşkil eden bir maddedir. Biz hukukçular, bu maddeye öğretide “çelik korse” benzetmesi yaparız. Sebebi ise, esas sözleşmeden ancak TTK’da buna açıkça izin verildiği takdirde sapılabileceğine ilişkin emredici bir hüküm olmasıdır. Doğal olarak akıllarda şu soru belirmektedir: Madem hissedarlar sözleşmesi kanunda yer almıyor, esas sözleşmede bu sözleşmeye atıf yapılabilir mi? Maalesef “çelik korse” maddesi nedeni ile bu şekilde bir atıf yapılamaz. Ancak, esas sözleşmeye hissedarlar sözleşmesini yasaklayan bir madde konulamayacağını da belirtmek isterim. Eğer buna rağmen hissedarlar sözleşmesine ilişkin düzenleme, esas sözleşmeye bir madde olarak konulmuş ise, sadece söz konusu hüküm geçersiz olacaktır.

 

2.Şekil: Kanun tarafından düzenlenmeyen, tescil şartı bulunmayan, tamamen sözleşme serbestisi ilkesine dayanılarak akdedilen, Türk Borçlar Kanunu 12. maddesinde düzenlenen sözleşmelerin şekline dair genel kural uyarınca şekil serbestisini haizdir. Bu sebep ile, minimum-maksimim taraf sayısı da yoktur. Uygulamada hissedarlar sözleşmesinin sıkça tercih edilmesinde etken olan faktörlerden başlıcaları şunlardır: Şekil serbestisine sahip olması sayesinde kolayca düzenlenebilmesi. / Tescil şartı aranmaması. / En önemlisi de, içeriğinin gizli kalabiliyor olması. Değişiklik mevzu bahis olur ise, tüm tarafların onayına tabii tutulacaktır.

 

3.Taraflar ve Bağlayıcılık: Asgari bir taraf sayısı yoktur. Bunun ile beraber, hissedarların hepsinin de bu sözleşmeye taraf olması gerekmez. Tek taraflı, çift taraflı ve çok taraflı hissedarlar sözleşmesi ortaya çıkabilmektedir.

 

Hissedarlar sözleşmesine aykırılık genel kurul kararı için, bir iptal sebebi olmayacaktır. Sadece sözleşmeye taraf olanlar arasında, ihlal durumu söz konusu olacaktır. Bağlayıcılık noktasında ise, özetle şunu söyleyebiliriz: Emredici hükümlere aykırı bir içerik taşımadığı sürece, şirket hissedarlar sözleşmesine taraf olabilecektir. Eğer emredici hükümlere aykırı bir şekilde şirket hissedarlar sözleşmesine taraf olmuş ise, bu hükümler şirketi bağlayıcı bir nitelik taşımayacaktır.

 

Geçerlilik Hususu

 

Unutmamakta fayda vardır ki, her sözleşme türü için geçerlilik tartışması ve kıstasları mevcuttur. Hissedarlar sözleşmesinin atipik ve sözleşme serbestisi ilkelerine tabii olması, bu kıstaslardan muaf olduğu anlamını taşımaz. TBK 27. maddede yer alan Kesin Hükümsüzlük maddesi,

 

  1. Kanuna Aykırılık
  2. İmkansızlık
  3. Ahlaka ve Kişilik Haklarına Aykırılık
  4. Kamu Düzenine Aykırılık

 

gibi 4 ana başlığı kaleme almıştır. Hissedarlar Sözleşmesi de, bu 4 ana başlığa uygun olduğu takdirde geçerlilik tartışmalarını bertaraf eder.

 

Sona Ermesi

 

Hissedarlar sözleşmesi, artık anladığımız üzere bir borçlar hukuku sözleşmesidir. Yani, TBK’daki sözleşmenin sona ermesi hükümlerine tabii olacaktır. Hissedarlar sözleşmesini sona erdirecek hususlar şu şunlardır: Borçların ifa edilmesi. / Borcun ifasının imkansızlaşması. / Sözleşme konusu borun taraflardan birinin şahsına bağlı bir edim olması durumunda, bu kişinin ölmüş olması. (Genel olarak, hissedarlar sözleşmesi şahsa bağlı edimler içermez.). / Taraflardan birinin borcunun ifasını engelleyecek şekilde iflas etmiş olması. / Temerrüde düşüldüğünde diğer taraflara sözleşmeden dönme hakkının verilmiş olması. /, Tarafların sözleşmeyi sonlandırması için, anlaşması, süreye bağlanması veya haklı bir sebebin mevcut olması. / Sözleşme içinde kendilerinin belirleyebileceği bir sona erme maddesinin yer alıyor olması.

 

Hissedarlar sözleşmesinin tüm unsurlarını, çeşitli perspektiflerden ve Türk Hukuku’ndaki ele alınış biçimleri ile aktarmaya çalıştım. Sonuç olarak, startup’lar / girişimciler, siz siz olun hissedarlar sözleşmesi düzenlemeden, kıymetli fikir ve projelerinize ait ciddi aksiyonlar almayın!

 

Yazar: Avukat Elif Özel Yücetürk