Top

İnovasyon Ne Değildir?

İnovasyon Ne Değildir?

Bir önceki yazımızda, inovasyon kavramı etrafındaki karmaşadan bahsetmiştik. Dolayısı ile, mükemmel, kusursuz ve eksiksiz bir inovasyon tanımı yapmak yerine, inovasyonun ne olmadığını açıklamaya çalışmak da iyi bir yöntem olabilir. Örneğin, sık sık inovasyon ile karıştırılan bir kavram da «Ar-Ge»’dir. Araştırma geliştirme faaliyetlerinin kısaltması olarak kullanılan Ar-Ge kavramı, inovasyon ile eş anlamlı değildir. Ar-Ge sonucu inovasyon doğabilir ama Ar-Ge olmaksızın da inovasyon yapmak mümkündür. Ar-GE süreci sonucu çıkan her şey inovasyon değildir. Sanayii şirketi ve bünyesinde laboratuvar olmayan şirketlerde de inovasyon mümkündür.

 

1. Yanlış Algı: Dijital Dönüşüm = İnovasyon!

 

İnovasyon ile karıştırılan diğer bir kavram ise dijital dönüşümdür. Son dönemde oldukça popüler olan dijital dönüşümü gerçekleştirme kavramı da, çoğu zaman inovasyon yapmak anlamında kullanılmaktadır. Dijital dönüşüm, sadece inovasyonda kullanılan tekniklerden biridir. İnovasyon çalışmaları kapsamında kullanılan, “hizmetleştirme” ve “paylaşım ekonomisi” gibi çok sayıda farklı teknik de bulunmaktadır. Şirket içindeki mevcut bazı süreçlerin dijital ortama aktarılması veya mevcut ürünlerin üzerine dijitalin özellikle eklenmesi yönündeki çabalar, her zaman bir inovasyonun ortaya çıkması ile sonuçlanmamaktadır.

 

2. Yanlış Algı: İnovasyon Büyük Sanayii & Teknoloji Şirketi İşidir!

 

İnovasyona ilişkin sıkça karşılaşılan bir diğer yanlış algı ise, inovasyonun sadece büyük sanayii veya teknoloji şirketlerinin işi olduğu şeklindedir. Türkiye’deki şirketlerin çoğunda var olan bu algı, esasında inovasyon yapabilecek çoğu şirketin kendi kabuğuna çekilerek, inovasyondan uzaklaşmasına sebep oluyor. Sanılanın aksine, teknolojik alan dışında faaliyet gösteren her şirket, kişi veya kurum inovasyon yapabilir. Bu konuda ileri teknoloji alanında faaliyet göstermeyen bir şirketten örnek verelim. Bir pizza dağıtım zinciri olan Domino’s, inovasyon ve hisse değeri açısından, bize inovasyon seminerlerinde sürekli olarak örnek gösterilen, ileri teknoloji şirketleri ile yarışmayı başaran bir şirket. 1500 kişinin çalıştığı bir inovasyon merkezi olan Domino’s Pizza, seminerlerde sürekli olarak örnek olarak gösterilen ileri teknoloji şirketlerinin kullandıkları tüm teknikleri, belki de en iyi şekilde hayata geçiren şirketlerin başında geliyor.

 

3. Yanlış Algı: İnovasyon Tesadüfleri Sever!

 

İnovasyon konusunda bilinmesi gereken bir diğer husus ise, inovasyonun tesadüfler sonucu ortaya çıkan bir olgu olmadığıdır. Bazı şirketlerin tesadüfler sonucu ortaya çıkardıkları yeniliklerin, bazen çok ses getirdiğini duyuyoruz. Biraz da reklamın etkisi ile, bu tür şirketler kısa zamanda tüketicinin gözünde kendileri ile ilgili oldukça inovatif bir algı oluşturmayı başarıyorlar. Ancak, inovasyon günümüzde kendine özgü teknikleri, kuralları olan bir disiplindir. İnovasyon alanında unutulmaması gereken önemli kurallardan biri de, tesadüflerin tekrarlanmadığıdır. Dolayısı ile, bir şirketin yaptığı inovasyonun başarısını, tek bir örnek üzerinden ölçmek mümkün değil. Şirketin, inovasyonun devamlılığını sağlaması şart. Bu devamlılığı sağlayabilmek için ise, belli bir inovasyon metodolojisi kullanması gerekmektedir.

 

Sizce, 2000’li yılların başında önemli bir inovasyona imza atmış, ancak devamı getirememiş olan bir şirket, inovatif bir şirket olarak kabul edilebilir mi? Etrafımızda, bu tip şirketler ile sık sık karşılaşıyoruz. Gerçekten inovatif olarak değerlendirebildiğimiz şirketler ise, inovasyon çalışmalarında devamlılığı yakalayan şirketler oluyor. Örneğin, 1921 yılında kurulan 3M şirketi, inovasyon çalışmalarında devamlılığı yakalayabilecek sistemler kurarak, onlarca yıldır aralıksız olarak çok sayıda yeniliğe imza atmış, gerçek bir inovatif şirket olarak kabul ediliyor. İnovatif şirket kavramı, bir defaya mahsus bir yenilik yapmanızdan ziyade, sürekli ve düzenli olarak yenilik yapabileceğiniz bir sistem kurmanız üzerine odaklanıyor.

 

Son olarak, inovasyon P.R. değildir diyerek bitirelim. Ülkemizde gerçekten inovatif olmamak ile birlikte, inovatifmiş gibi davranan şirketlerin sayısı da oldukça yüksek. Sürekli olarak, reklamlarında “inovasyon” kelimesini kullanan veya düzenledikleri toplantılara inovasyon alanında uluslararası üne sahip konuşmacıları davet eden her şirketi de, inovatif olarak kabul etmek mümkün değil. Bu tür şirketlerin, inovatif olduğunu iddia ederek piyasaya çıkardıkları yeni ürün veya hizmetlerini araştırın. Çoğunluk ile tüketicilerin gerçek ihtiyaçlarını dikkate almayan ve ciro getirmeyen, sözde yenilikler ile karşılaşırsınız. Bu tür durumlar için de, Berkeley Üniversitesi hocalarından Steve Blanc tarafından ortaya atılan çok güzel bir kavram var: İnovasyon tiyatrosu.