Top

İnşaat Şirketlerine Yönelik 2 Altın Kural!

İnşaat Şirketlerine Yönelik 2 Altın Kural!

Aylar önce pandemik olarak ilan edilen Covid-19, birçok sektörü negatif olarak etkilemeye devam etmektedir. Ekonomimiz söz konusu olduğunda her zaman kilit bir oyuncu olmuş olan inşaat sektörü de, negatif olarak etkilenen sektörlerden biridir. Pandemi süreci öncesindeki raporlar da, ülkemiz inşaat sektöründeki daralmaya işaret ediyordu. Beklenti yüksekti ama göstergeler beklentiden uzaktı. Beklentilerin, beklenen seviyenin gerisinde kalmasının, arz-talep dengesizliği dahil birden fazla sebebi olabilir. Ancak, bu yazıyı kaleme alış amacım, bu sebepleri değil, nerede ise inşaat dahil birçok sektör için geçerli ve kritik olan sebebi ve çözüm yolunu ele almak. Evet, sebepleri ve çözüm yolları demiyorum. Çünkü, sebep gayet net! İnovasyonun ve startup’lara yatırımların şirketlerin gündemlerinde olmaması. Dolayısı ile, çözüm yolu da gayet net! İnovasyonun ve startup’lara yatırımların şirketlerin gündemlerine alınması.

 

İnovasyonun İçselleştirilerek Startup Çevikliği Kazanılması

 

İnşaat sektörü, yüzlerce yan sektörü ve tedarikçiyi etkileme kapasitesine sahip olduğundan kritik sektörlerden biridir. Pandemi süreci sona erse dahi, her zaman başka bir neden ile başka bir krizin çıkması ihtimal dahilindedir. Sektör şirketlerinin krizin negatif etkisini yaşamamaları veya minimize edebilmeleri için, inovasyonu içselleştirebilmeleri ve startup çevikliğine sahip olmaları gerekir. Dünyada ve ülkemizde sektör farketmeksizin en etkili kurumlar/şirketler, inovasyonu tüm paydaşları ile birlikte kültür haline getirebilmiş olanlardır. Bazen, tek bir yaratıcı fikir, verimliliğinizi, performansınızı ve cironuzu büyük ölçüde arttırabilir. Kurumiçi girişimcilik sayesinde, bu fikirleri sistematik bir şekilde kurumiçinden toplayabilmek mümkün hale gelebiliyor. Kurumiçinden toplanan bilgiler noktasında doygunluğa ulaşıldığında ise, açık inovasyon sistemi devreye girmektedir. Dolayısı ile, yeni ürünler, hizmetler ve iş modeli inovasyonları için, inovasyonun bir sistem çerçevesinde tasarlanması ve yönetilmesi gerekmektedir.

 

İnşaat Sektöründe Teknolojik Trendler & Startup’lara Yatırım

 

Teknolojinin dünya genelinde geldiği nokta itibari ile, inşaat sektöründe de önemli teknolojik ilerlemeler görüyoruz. Şüphesiz, dijitalleşme ve dijital dönüşüm bu teknolojik ilerlemede itici bir güç. Sektöre yönelik söz konusu bu teknolojiler arasında, nesnelerin interneti, yapay zeka, artırılmış gerçeklik (AR), sanal gerçeklik (VR), 3D baskı, bina bilgi modellemesi (BIM), otomasyon, ‘drone’, robotik ve yenilikçi malzemeler vb. hususlar yer almaktadır. 3D baskı teknolojisi sayesinde bina tipleri yazdırılabilir iken, planlama aşamalarında sanal gerçeklik (VR) teknolojisi kullanılır hale gelmiş durumdadır. Robotikten ise, tuğla örme gibi alanlarda yararlanılmaktadır. Teknolojideki ilerlemelere ek olarak, yeşil binalar gibi sürdürülebilirliğe olan eğilimin de, geleneksel bina inşaat sektöründe devrim yaratması muhtemeldir.

 

Yukarıda adı geçen inşaat teknolojilerini inovasyon sürecine dahil edebilmek için, sanıldığının aksine inşaat şirketlerinin büyük yatırımlar yapmalarına gerek yok. İnovasyonu kurumiçi girişimcilik ile içselleştirebilmiş inşaat şirketleri, açık inovasyonu devreye sokarak bu gerekliliği ortadan kaldırabilirler. Bu şirketler, yetkinlikleri dışındaki hususlara yönelik startup’lara yatırım yaparak, ar-ge ve inovasyon yatırım maliyetlerini transfer edebilirler.

 

Bu hususa ilişkin bir örnek olarak, beton olgunluğunun izlenmesine ihtiyacı olan bir inşaat şirketi olduğunu düşünelim. Bu şirket, teknik olarak sıcaklık, nem, basınç vb. parametreler üzerinden sensörler aracılığı ile beton olgunluğunu izleyebilecektir. Dolayısı ile, sensörleri gerçek zamanlı izleyebilmek için, kablosuz ve bulut tabanlı teknolojiler geliştirmek yerine, bu yetkinliklere sahip bir startup’a yatırım yapmak yatırım maliyetini minimize edecektir.

 

İkinci bir örnek olarak ise, şantiye operasyonları için entegrasyon platformuna ihtiyacı olan bir inşaat şirketini ele alalım. Bu platformdan, topografik bilgileri, saha ölçümlerini ve drone’lar tarafından toplanan diğer verileri bir el cihazında birleştirmesinin istendiğini düşünelim. Bu ürün ile, inşaat şirketi mühendisleri ve süpervizörlerinin gerçek zamanlı olarak inşaatın ilerleyişini optimum seviyede görebileceklerini düşünün. Yine, böyle bir ürünü geliştirmek yerine bu yetkinliklere sahip bir startup’a yatırım yapmak, yatırım maliyetini minimize edecektir.

 

COVID-19 sonrası süreçte, üretkenlik ve karlılığın arttırılması hedeflenecek ise, sektör oyuncularının inovatif aksiyonlar alması gerekir. Bunun için de iki altın kural vardır: İlki, kurumiçi girişimcilik ile inovasyonun şirket kültürü haline getirilmesidir. İkincisi ise, açık inovasyon bağlamında startup’lara yatırım yapılmasıdır. Bu hususlar, inşaat sektörümüzün, dolayısı ile de ekonomimizin sürdürülebilirliği için hayati önem taşımaktadır.