Top

Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri & Tutumlu İnovasyon

Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri & Tutumlu İnovasyon

Sürdürülebilirlik konusu, geçmişe oran ile her geçen gün daha fazla üzerinde konuşulan bir konu haline gelmeye başladı. Gerek yerleşik büyük ölçekli şirketler, gerek ise de startup’lar bu kavram etrafında hareket etmeye başladılar. Şöyle ki, startup’lar yatırımcı sunumlarında bir slaytlarını muhakkak, değer önerilerinin temas ettiği BM Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri’ne (SKH/SDG) ayırıyorlar. Söz konusu hedefler, ekonomik, sosyal ve ekolojik boyutlar arasındaki karşılıklı ve iç bağımlılıkları tanımlar ve teşvik eder. Yerel toplulukların kalkınma süreçlerine dahil edilmesi ile birlikte, sürdürülebilir tüketim ve üretim ihtiyacına vurgu yapar. Bu hedeflere ulaşabilmek için, disiplinler arası ve işbirliğine dayalı çabalara gereksinim vardır. İşte bu noktada, Tutumlu İnovasyon (Frugal Innovation) kavramı ortaya çıkmaktadır. Bu kavram, sürdürülebilir kalkınma hedeflerine ulaşabilmek noktasında, oldukça önemli bir paradigmadır.

 

Tutumlu İnovasyon Nedir?

 

Tutumlu İnovasyon (Frugal Innovation)’un, sürdürülebilirlik merkezli küresel zorlukları çözebilmek için geleceğin anahtarı olduğu yönünde tariflere rastlayabilirsiniz. Tutumlu İnovasyon’a ilişkin bir diğer özet tanım ise, “az ile çok üretebilme” becerisidir. Diğer bir ifade ile, enerji, zaman ve sermaye gibi azalmakta olan kaynakların kullanımını en aza indirir. Bunu yapar iken de, önemli ölçüde daha fazla ekonomik ve sosyal değer üretir. Tutumlu İnovasyon, kaynak kıtlığını bir engel olarak değil, bir fırsat olarak gören yeni bir düşünce yapısına işaret eder. Bu yönü ile de, ezber bozan bir iş stratejisinden daha fazlasıdır.

 

Tutumlu İnovasyon, ürünün gerçekten ihtiyaç duyulan ve önemli olan temel işlevlere indirgenmesi anlamına gelir. Burada, her zaman yüksek mühendislik olmayabilir. Bu temel işlevler ve özellikler, yüksek kaliteye sahiptir, sağlamdır ve dayanıklıdır. Kullanımı kolay ve basit olacak ve minimum bakım gerektirecek şekilde tasarlanmıştır. Özet ile, ürünler tasarımı ve kalitesi nedeni ile çevre dostu ve sürdürülebilirdir. Tutumlu İnovasyon, ekolojik, ekonomik ve sosyal olarak sürdürülebilirdir.

 

Tutumlu İnovasyon’un 6 İlkesi

 

Tutumlu İnovasyon, sırası ile şu “6 Tutumlu İlke”den oluşmaktadır: “1. Müşterileri dahil edin ve tekrarlayın; 2. Varlıklarınızı esnetin; 3. Sürdürülebilir çözümler üretin; 4. Müşteri davranışlarını şekillendirin; 5. Üreten-tüketiciler ile birlikte değer üretin; 6. İnovatif arkadaşlar edinin.” Söz konusu bu altı ilkeden özellikle üçüncüsü, doğrudan sürdürülebilirliğe ilişkindir. Tutumlu İnovasyon ve Sürdürülebilir Kalkınma Hedeflerini birbirine bağlayan, literatürde birçok araştırma da mevcuttur. Bu çalışmalar, tutumlu inovasyon çerçevesinde özel sektör aktörlerinin, sürdürülebilir kalkınmayı destekledikleri yaklaşımları ve koşulları irdelemektedir. Aetna, Fujitsu, General Electric (GE), GlaxoSmithKline (GSK), Pearson, PepsiCo, Renault-Nissan, Siemens ve Unilever iyi uygulama örnekleridir. Bu şirketler, Tutumlu İnovasyon süreçlerini ve tutumlu bir zihniyeti, organizasyonlarına katmak için ciddi çaba göstermektedirler. (*)

 

Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri (SKH/SDG)

 

Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri, 2000-2015 yılları arası için tanımlanmış olan Binyıllık Kalkınma Hedefleri’nin (BKH/MDG’ler) yerini almıştır. Binyıl Kalkınma Hedefleri, genellikle insanlık tarihindeki en başarılı kalkınma girişimi olarak anılır. Seçilen temalarda açıkça tanımlanmış hedefler üzerinden, küresel kalkınma çabalarına odaklanılmıştır. Bu kalkınma hedeflerinden bir veya daha fazlasını başarılı bir şekilde ele alabilecek, teknolojik ve sosyal inovasyonların geliştirilmesine yönelik önemli adımlar atılmıştır. Bu inovasyonların önemli itici güçlerinden ve ön koşullarından biri ‘tutumluluk’tur; diğer ise ‘çok yönlülük’tür.

 

Tutumluluk, kaynak kıtlığının daha yoğun hissedildiği şartlarda, inovasyonların insani ve çevresel sürdürülebilirliği iyileştirebilmesi anlamına gelir. Buradaki kaynaklar ifadesi, hem doğal hem de finansal kaynakları ifade eder. Çok yönlülük ise, Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri’nin, Binyıllık Kalkınma Hedeflerine nazaran çok daha kompleks olduğu anlamına gelir. Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri’nin tüm uluslara hitap etmesi planlanmıştır. Bu sebep ile, SKH ile ilgili etkileşimler, BKH ile ilgili olanlardan çok daha çeşitlidir ve inovatiftir.

 

Gelişmekte olan ülkelerde çözülmesi gereken çok büyük sorunlar mevcuttur. Bu sorunlu alanlardan bazıları, barınmaya, eğitime, içme suyuna, sağlığa ve trafiğe ilişkindir. Bu sorunların çözümleri mevcut olmasına karşılık, bu sorunlar çözülememektedir. Bu çözülememe durumunun sebebi ise, çözümlerin maliyetidir. Tutumlu İnovasyon yaklaşımı, tam olarak burada devreye girmektedir. Tutumlu İnovasyon, Birleşmiş Milletler tarafından belirlenen ve 2030 yılına kadar ulaşılması amaçlanan Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri noktasında stratejik öneme sahiptir.

 

(*) Navi Radjou/Jaideep Prabhu, Tutumlu İnovasyon, (çeviren: Onur Çelik), İstanbul, 2015

 

Yazar: Güven Karaöz