Top

Girişimci-Yatırımcı Evliliği!

Girişimci-Yatırımcı Evliliği!

Girişimcilik ekosistemi gerçekten çok ilginç bir yapıya sahip. Önceki yazımda söylediğim gibi, girişimci ortaya koyduğu ürünü “Bursa şeftalisi” olarak değerlendirir iken, yatırımcıya göre ise kısa zamanda para kazanılacak bir elma niteliğinde..

 

Bu algı paradoksu, girişimcinin yatırım turları esnasında daha da belirgin hale geliyor. Girişimci için mucizevi olarak değerlendirilebilecek yatırım miktarları, yatırımcılar için kış döneminde Courchavel’de yapılacak tatil miktarına eşit olabiliyor bazı durumlarda..

 

Yatırım turlarında aslında girişimciyi tanımaya çalışan yatırımcı için, bir anda proje ikinci plana geçiyor. Aynı bir dönemde televizyonda oldukça revaçta olan evlilik programlarında olduğu gibi! Kişilerin birbirini beğenmesi yerine, konu bir anda öyle bir yere geliyor ki, önemli olan şey evin var mı? araban var mı? oluyor. Diğer bir ifade ile, göz süzme ile başlayan izdivaç seansı bir anda mali tahlil seansına dönüyor.

 

Adeta İzdivaç Görüşmesi…

 

Girişimcilik ekosisteminde, özellikle ülkemizde var olan ekosistemde, girişimcilere yapılan yatırımlar, boşanma zamanı belli (yani exit zamanı) belli izdivaç görüşmeleri gibi. Birbirini tanımaya çalışmalar.. Geçmiş hakkında soru sormalar.. Ne yaptın demeler?.. Sonrasında ise, yatırımcı tarafından ortaya konulan ve zorlayıcı/kısıtlayıcı yaklaşımlar. Aynen göz süzme ile başlayan evliliklerde daha sonra var olan, “benden habersiz annenlere gidemezsin” konusunda olduğu gibi, “benden habersiz başka iş ile uğraşamazsın demeler, hisseni devredemezsin demeler” gibi..

 

Bu oryantalist yaklaşımlar nedeni ile girişimciler, aynı geleceği yurtdışında arayan ve beyin göçüne neden olan öğrenciler gibi hareket ediyorlar. Yani, artık nitelikli sermayeyi ve “scale-up” turlarını yurtdışında var olan melek yatırım ağlarında ve VC’lerde arıyorlar.

 

Konsensus Önemli!

 

Aslında bakarsanız, startup’lar genellikle, ekosistemin parçalarının ve şirketin çalışma şeklinin oldukça sık değiştiği oldukça dinamik bir alanda faaliyet gösterir. Bu noktada anahtar faktör görevini üstelenen “güven”, hem yatırımcının hem de yeni kurulan şirketin birçok mecrada gezinmesine yardımcı olan önemli bir faktördür. Gelecek planları, işlerin mevcut durumu ve uygulama hızı hakkındaki samimi tartışmalar, bu tür zamanların ötesine geçmenin anahtarıdır. Bir yatırımcının deneyimi, kurulacak olan bu evliliğin uzun vadeli olmasına ve ortaya çıkabilecek gerginliklerin ortadan kalkmasına yardımcı olacaktır. Ayrıca, hem girişimcinin hem de yatırımcının, iş planlarını, ilerleme safhalarını ve öngörüleri karşılıklı olarak masaya yatırmak amacı ile sıklıkla bir araya gelmesi önemlidir. Çünkü, şeffaf ve sıklık ile kurulacak olan iletişim neticesinde ortaya çıkan konsensus, hedeflere ulaşmayı sağlayacaktır.

 

Bu noktada, doğru bir beklenti analizi de yapmak gerekir. Yatırımcılar, bir şirket hakkında bazı ilk bilgileri gözden geçirme yönünde bilgi toplarlar. Bir anlamda, girişimcinin geçmişini sorgularlar. Sonrasında ise, iş fikrinin sektör, aşama ve coğrafya ile ilgili temel yatırım kriterlerine uyup uymadığını belirleme yönünde bir analiz yaparlar. Bu aşamada, tipik bir yatırımcı müstakbel girişim ortaklığı adayında şu hususları arar:

 

  • Tutku:  Girişimcinin projesine olan tutkusu, basit bir ifade ile yatırımcıların aradığı şeydir. Girişimci tarafından halihazırda yapılmış olan mali taahhütlerin ve fedakarlıkların kanıtıdır.

 

  • Ürün Performans Takibi: Yatırımcılara göstermek için, fikrin ticari uygulanabilirliğini doğrulayan bir Kavram Kanıtı (Proof of Concept – PoC) olmalıdır. Bu, ham bir MVP olabileceği gibi, mutlaka nihai ürün olması zorunluluğu da yoktur.

 

  • Belirgin Pazar Payı: Daha fazla müşteri ve / veya satın alma sıklığı, vurgulanması gereken önemli bir ticari ayrımdır. Bir yatırımcı, küçük bir mevcut alıcı pazarı olan güzel bir ürünü finanse etmek ile ilgilenmeyecektir.

 

  • Rekabet Avantajı: Bu noktada, sadece daha çok çalışacağını söyleyerek yatırımcıyı ikna edemezsiniz. Ürün, fiyat ve içi dolu bir iş planı, rekabet avantajı yaratmak için gerekenlerden bazıları olacaktır.

 

  • Takım: Yatırımcılara, tek bir kişi üzerinde yoğunlaşma riski olmadığını ve uygun görevleri devretmek için, hem tamamlayıcı hem de verimli bir ekip oluşturduğunu göstermek önemlidir.

 

Görüldüğü üzere tarafların beklentileri oldukça kuvvetli. Aynı, evlilik programlarındaki “evim var, emekli maaşım var yetmez mi?” yaklaşımında olduğu gibi. Ancak, her iki tarafın da ortak bir amacı var: Fazla zorlanmadan refaha ulaşmak. Beklentiler ile gerçekler arasındaki makas açıldıkça, galiba girişimciler ve yatırımcılar arasındaki boşanmalar da artıyor! Aslında, galiba her iki tarafın da ihtiyacı olan şey: “Siz en iyisi bir çay için” diyecek olan tarafsız bir göz…

 

Yazar: Hakan Arca