Top

“Değer Önerisi”nin Stratejik Önemi ve “Netflix” Örneği

“Değer Önerisi”nin Stratejik Önemi ve “Netflix” Örneği

Covid-19’un pandemik ilan edilmesinden bu yana 3 ay geçmiş durumdadır. İçinde bulunduğumuz bu günler ise, hemen herkes tarafından nerede ise her platformda “yeni normal” olarak ifade edilmektedir. Kurumların / işletmelerin, “yeni normal” olarak adlandırılan bu döneme sürdürülebilir bir şekilde adapte olabilmeleri için, dijitalleşmeden de yararlanmak sureti ile iş yapış biçimlerini değiştirmeleri gerekmektedir. Bunu başarabilmek için de, iş modellerini inove edebilmeleri, dolayısı ile de değer önerilerini oldukça çevik bir şekilde masaya yatırmaları ve gerekiyor ise de seri olarak revize edebilmeleri gerekmektedir. Kendini yeniden keşfetme noktasında burada bahsedilenlerin, sadece çok nadir olarak karşılaşılan kriz dönemlerinde değil, rekabetçi gücün sürdürülebilir kılınması adına sürekli yapılması elzemdir. Covid-19 döneminde daha fazla kişinin vazgeçilmezlerinden biri haline gelen “Netflix” de, geçmişinden bugüne varlığını bu yaklaşımından vazgeçmemesine borçludur.

 

“Netflix”in örnek gösterilmesinin sebebi, kendini sürekli yeniden keşfetme becerisi sayesinde olağanüstü bir şirket konumuna gelmiş olmasıdır. Söz konusu becerisi sayesinde, sürdürülebilir olarak yeni değer önerileri ve iş modelleri ortaya koyarak zor zamanları kolaylaştırabilmiştir. “Netflix” sanıldığının aksine, sadece birkaç yıl önce kurulmuş bir şirket değil, 22 yıl önce kurulmuş bir şirkettir. Hikayesini okuduğunuzda 22 yılda oldukça zor ve kritik dönemeçlerden geçtiğini görebiliyorsunuz. Yaşı dışında, ilgi çekici bir bilgi daha paylaşmak gerekir ise, başlangıçta kurucularından ve ilk CEO’su olan Marc Randolph’un eşi tarafından tutmayacağı düşünülen bir iş fikri ve modeli olarak görülmüştür. Hatta, şuan ki değeri yaklaşık 150 milyar dolar civarında olan şirkete (fikri mülkiyetine), o dönem Marc Randolph ve daha sonra CEO’su olacak Reed Hastings tarafından 3 milyon dolar fiyat biçilmiştir.

Kendini sürekli yeniden keşfedebilme becerisinin önemi!

“Netflix”in, olağanüstü bir kriz ile karşılaşmaksızın, kendini sürekli yeniden keşfederek yeni değer önerisi ve iş modeli çıkarabilme becerisine ilişkin ilk örnek için, merceğimizi 1999 yılına çevirebiliriz. Şirket, kuruluş dönemindeki gibi sadece evlere kargo ile DVD/ film teslimatı hizmetine ya da sadece ürüne bağlı kalmak istemiyordu. Çünkü, böyle bir bağlılığın teknolojinin değişmesi durumunda sonlarını getireceğine inanıyorlardı. Onlar için önemli olan, teknolojinin geldiği noktadan bağımsız olarak, her zaman müşterilerini problemsiz bir şekilde sevdikleri filmler ile buluşturmaktı. Uzun süre ayakta kalabilmek için, müşterilerini, onlara “online” bir kitaplıktan ya da süratli bir kargodan daha fazlasını verdiklerine, ikna etmeleri gerektiğinin farkındaydılar. Dolayısı ile de, değer önerilerini revize etme ihtiyacı ortaya çıkmıştı ve bu amaç ile kişiselleştirilmiş bir eşleşme hizmeti verilmesine karar verilmişti. Sonuç olarak, 2000 yılı Şubat ayında “Cinematch” adlı sezgisel bir öneri motoru ortaya çıkmıştır. Bu süreçte, veri toplama vazgeçilmez bir unsur olarak iş modelinin parçası haline gelmiştir.

 

2000’li yılların başları geniş bant DSL teknolojisinde gelişmelerin yaşandığı yıllardı. “Netflix” kargo ile DVD’nin yolunu bulmuştu ama bu kez de bant genişliği hızındaki yükselişin, içinde ne DVD’nin ne de kargonun olduğu, dijital bir teslimata zemin hazırladığı bir durumun yaklaşmakta olduğunu öngörebilmişlerdi. Teknolojiye ve rekabete dair potansiyel ve mevcut değişimlerin, değer önerileri ve iş modelleri için ne ifade ettiğini sürekli sorgulayan “Netflix”, yine potansiyel bir kriz ile karşılaşmadan kendisi için bir güvenli bölge oluşturabilmişti. Her ne kadar o dönemde, internetten bir film indirmek saatler alıyorduysa da, yine de fiziken giderek DVD almaya tercih edilmekte idi. Dolayısı ile, doğru zaman geldiğinde değer önermelerinde değişikliğe giderek ve iş modellerini inove ederek rekabet güçlerini nasıl koruyabileceklerini masaya yatırmışlardı. İşte bu kendini sürekli yeniden keşfetmektir.

 

“Netflix”in kuruluşundan itibaren geçen 22 yıllık ömrünün detaylarını incelediğimizde, her daim kendisini sürekli yeniden keşfederek değer önerilerini ve iş modellerini inove ettiğini görüyoruz. Aynı zamanda, bu sayede rekabetçi gücünü de sürdürülebilir kılabildiğini görüyoruz. Sonuç olarak, bir kriz durumu ile karşılaşmamak adına, çevrenizdeki hangi etmenlerin değişmekte olduğunu sürekli olarak sorgulamanız gerekmektedir. Teknoloji, rekabet vb. etkenlere dair değişimlerin, değer önerileriniz ve iş modelleriniz için ne anlama geldiğini sürekli olarak sorgulamalısınız.