Top

Kurumiçi Girişimcilik : Şeffaflık ve Kazan-Kazan İlişkisi

Kurumiçi Girişimcilik : Şeffaflık ve Kazan-Kazan İlişkisi

Kurumiçi girişimcilik şirket içerisinde durup dururken kendiliğinden ortaya çıkmıyor. Şirketin bu kültürel değişimi hayata geçirebilmek için gerçek bir altyapı kurması ve değişime öncelikle yönetim seviyesinden başlaması gerekiyor. Kültür değişimi için yapılan yatırım daima uzun vadeli bir yatırım oluyor. Bu yatırımın başarıya ulaşabilmesi için, şirket yönetimin normal şartlarda yapmayacağı şeyler yapması ve kalıbından çıkıp apayrı bir davranış sistematiği içerisine girmesi gerekiyor. Bu yazımızda, bu yeni davranışlardan “şeffaflık” ve “kazan-kazan” ilişkisinin tesis edilmesi konularına değinmeye çalışacağım.

 

“Şeffaflık” ve Kurumiçi Girişimcilik

 

Kurumiçi girişimcilik kültürü, şirketin çalışanlarına karşı belli bir şeffaflık anlayışı ile de yaklaşmasını gerektiriyor. Burada, tabiki şirketin tüm gizli bilgilerinin herkes ile paylaşılmasını kastetmiyorum. Çalışanlara sadece hedef vermekten ziyade, verilen hedefin ne olduğunun ve neden oraya ulaşılmak istenildiğinin anlatılması da önem taşıyor. Diğer bir değişle, şirketin ana stratejisinin ve bu ana stratejiden yola çıkılarak yaratılan inovasyon stratejisinin çalışanlar ile paylaşılması, çalışanların bu hedefleri sahiplenmesine yardımcı oluyor.

 

Ülkemizdeki “herkese bilmesi gerektiği kadarını anlat” kültürü, esasında bu anlamda kurumiçi girişimcilik kültürü ile ciddi şekilde çelişiyor. Kurumiçi girişimcilerin şirketi sahiplenmeleri ve doğru çözümleri yaratmaları ancak büyük resmi görmeleri ile mümkün oluyor. Gidilecek yer kadar şu an bulunulan yeri ve sorunları görmek, onların daha doğru çözümler getirebilmelerine yardımcı oluyor. Şirket içerisinde yürütülen inovasyon programları, bir süre sonra girişimci kimliği ön plana çıkan çalışanların tespit edilmesini sağlıyor. Şirket yönetiminin kalabalıktan sıyrılarak ortaya çıkan kurumiçi girişimcilere, onlardan beklentilerini anlatmak için özel toplantılar düzenlemesi ve onları şirketin gerçekleri ile tanıştırması, ister istemez bu ekiplerin motivasyonunu arttırıyor. Ülkemizde çoğu zaman var olan “aman söylemeyin, herkes duyar, aman söylemeyin rakibe kadar gider” yaklaşımı esasında, çözüm arayanlar ile çözüm bekleyenler arasında önemli bir bilgi asimetrisi yaratıyor. İnovasyon kültürü bireysel zekadan ziyade kolektif zekayı kullanarak hareket etmeyi gerektiriyor. Bilgi asimetrisi ise, kolektif zekanın kullanılmasını engelliyor. Kurumiçi girişimcilerin tablonun tamamını görmeden ve bilmeden ortaya çıkardıkları projeler de, ister istemez şirket yönetimini tatmin etmekten uzak kalıyor.

 

“Kazan-Kazan” ve Kurumiçi Girişimcilik

 

Kurumiçi girişimcileri diğer çalışanlardan ayıran temel özelliklerden birisi de, yaptıkları işi ve dolayısıyla şirketin çıkarlarını sahiplenmeleri oluyor. Bu anlamda, şirket ile kurumiçi girişimciler arasında bir “kazan – kazan” ilişkisinin var olduğunu her iki tarafın da kabul etmesi gerekiyor. Şirketin kurumiçi girişimcileri keşfetmesi kadar, onları sahiplenmesi ve ödüllendirmesi de büyük önem taşıyor. Kurumiçi girişimcilik kültürü, kurum ile çalışanlar arasındaki ilişkinin tek taraflı olmadığının anlaşılmasından geçiyor. Zira, kurumiçi girişimcilerin gayretlerinin önemsenmemesi veya herhangi bir şekilde ödüllendirilmemesi çoğu zaman onların kaybına sebep oluyor. Yarattığı katma değer karşılığında ilgi alaka ve kendini geliştirme imkanı bulamayan girişimciler, çoğunlukla şanslarını şirket dışında aramayı tercih ediyorlar. Fikrini şirket içerisinde gerçekleştiremediğinden dolayı, şirketten ayrılıp kendi startup’ını kuran ve hatta zamanla şirketin rakibi haline gelen girişimciler sanıldığı kadar az değil.

 

Şirketin, kurumiçi girişimcilik kültürünün gerektirdiği oranda şeffaf olmayı başarması ve çalışanları ile arasında karşılıklı bir çıkar ilişkisi kurması çok basit gibi görünebilir. Bu şekilde görünüyor olmasına karşılık, bunlar esasında ülkemizdeki şirket kültürü açısından oldukça yeni ve iddialı kavramlardır. İnovasyon programı uygulayıp istedikleri başarıyı yakalayamayan şirketlerin, kurumiçi girişimciliğin temelini oluşturan bu iki kavram üzerinde düşünmelerinde fayda var.