Top

Covid-19’a Karşı “Çift Kullanım (Dual Use)” Yaklaşımı!

Covid-19, Çift Kullanım, Dual Use

Covid-19’a Karşı “Çift Kullanım (Dual Use)” Yaklaşımı!

Bu yazımızda, pandeminin sağlık ve ekonomik eksenli negatif etkilerine karşı koymamızı sağlayacak hususlardan “çift kullanım (dual use)” kavramından ve iş modeli inovasyonu, açık inovasyon, startup, kurumiçi girişimcilik ve çeviklik ile olan ilişkisinden bahsedeceğiz. Yazımızın tetikleyicisi ise, bu hafta (20.05.2020), ev sahipliğini STM (Think-Tech)’in yaptığı “Covid-19 Sürecinde ve Sonrasında Türkiye’de ve Dünyada Savunma Sanayii” başlıklı, içeriği ve konukları itibari ile oldukça özel bir online panel oldu. Panelin ev sahibi de dahil olmak üzere konuşmacıları, dünyadaki ilk 100 savunma sanayii şirketi arasında yer alan beş Türk firmasından üçünün (ASELSAN, STM, TAI) Genel Müdürleri / Y.K. Başkanları idi. Ayrıca, T.C. Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanı Prof. Dr. İsmail Demir de bir diğer önemli konuşmacı idi. Panelde, sektörel fırsatlara ve tehditlere ilişkin birçok hususa değinildi.

 

STM Genel Müdürü Murat İkinci, eğitim, sağlık, enerji, ekonomi ve siber güvenlik alanlarında bütünleşik ve merkezi bir savunma konseptinin varlığından bahsetti. Bu savunma konsepti ile birlikte, savunma sanayiinde geliştirilmiş olan alt yapının, teknolojinin ve insan gücünün oluşturduğu katma değerden diğer alanlarda faydalanılması gerektiğinin altını çizerek, “çift kullanım” kavramının önemine işaret etti. Buna örnek olarak ise, STM tarafından geliştirilen Kamikaze dronları verildi. Bu dronlarda mevcut olan çok ciddi görüntü işleme, yapay zeka ve siber güvenlik algoritmaları sayesinde, bu süreçte Covid-19 virüsü taşıyan hastaların tespitinde, yüzde 80’in üzerinde doğru sonuç alınabildiği ifade edildi. Bu da, savunma platformlarındaki bugüne kadar geliştirilen görüntü işleme ve yapay zeka teknolojilerinin sağlık alanına süratli bir şekilde kaydırılabilme becerisine yani “çift kullanım”a dair güzel bir örnek teşkil etmektedir.

 

Diğer bir konu başlığı da, savunma sektörünün büyük firmalardan ibaret olduğunun sanılmaması gerektiğine ilişkindi. Örneğin, SAHA (Savunma, Havacılık ve Uzay Kümelenmesi) İstanbul’da 400’ün üzerinde küçük ölçekli firmanın / startup’ın var olduğu ve Covid-19 sürecinde bu firmaların ülkemizde eksik olan teknolojileri ve üretim kabiliyetlerini hayata geçirmek üzere önemli ölçüde katkı sağladıklarına dikkat çekildi. Dolayısı ile, “açık inovasyon”un (open innovation) önemine de dikkat çekilmiş oldu. Sağlık teknolojileri alanında pazar büyüklüğünün dünya genelinde 200 milyar doları aştığını düşünecek olur isek, startup’ların / küçük ölçekli firmaların bu alana yoğunlaşmaları gerektiğinin ne kadar önemli olduğu ortadadır. Görüldüğü üzere, savunma kümelenmesinde yer alarak kaslarını kuvvetlendirmiş olan startup’lar, sağlık sektörüne katkı sağlayabilmektedirler. Bunun tam tersi de pek tabii mümkündür. Buradaki “çift kullanım” durumu çevikliği de beraberinde getirmektedir.

 

Özellikle yurt dışındaki bazı büyük savunma sanayii şirketleri – “açık inovasyon” bağlamında – daha sonra kullanabilecekleri yeni teknolojilere, ürünlere ve hizmetlere yatırım yapmak için, startup’lara ve KOBİ’lere destek olmak ve mentorluk yapmak maksadı ile kurumsal bir girişim fonu oluşturmaktadırlar. Bazı şirketler ise, inovasyon sağlayıcıları ile (Örneğin, bir üniversite ile işbirliği yaparak) bağlantılı “açık inovasyon” platformları oluşturmaktadırlar. Ayrıca, bir sivil veya savunma sanayii şirketi, inovasyon yönetimini etkin ve sürdürülebilir kılmak için kurmuş olduğu “kurumiçi girişimcilik” sistemi üzerinden, gerek sivil gerek ise de savunma sanayiinde kullanıma uygun ürünlere / hizmetlere ilişkin projeler ortaya koyulması sürecinde, yine “açık inovasyon” yaklaşımı ile startup’lar ile işbirliği yapabilmektedirler. Sivil ve savunma sanayii arasındaki bu geçişgenlik, “çift kullanım” yaklaşımı kapsamında oldukça kıymetlidir.

 

Sonuç olarak, içinde bulunduğumuz bu pandemi sürecinden ekonomimizi, şirketlerimizi en az zarar ile çıkarabilmek için iş yapış biçimlerimizin, iş modellerimizin nerede ise sektör farketmeksizin inove edilmesi gerektiği aşikardır. Bunun hızlıca hayata geçirilebilmesi için gerekli ortam ise, ülkemizde son yıllarda ivme kazanan savunma sanayiimiz ile mevcut durumdadır. Bu mevcudiyetin dayanağı da, savunma sanayii teknolojilerindeki gelişmelerin, eğitim, sağlık, enerji ve ulaşım sektörlerinin gelişimini pozitif yönde etkileme potansiyeline sahip olmasıdır. “Çift kullanım (dual use)” yaklaşımının ortaya koyduğu etkileşim üzerinde çarpan etkisi yaratacak bileşenler ise, kurumiçi girişimcilik, iş modeli inovasyonu ve açık inovasyon kavramları ve uygulamalarıdır.