Top

“Startup” Gibi Hareket Ederek Koronavirüsten Kaçınmak

Startup, Koronavirüs

“Startup” Gibi Hareket Ederek Koronavirüsten Kaçınmak

Çin’in Vuhan kentinde 2019 yılının Aralık ayında ortaya çıkan Koronavirüs (Covid-19), dünya gündemini bir süredir abluka altına almış durumdadır. Söz konusu bu durum, üretime ara verilmesi neticesinde stokların zarar görmesi, seyahatlerin ve toplantıların ertelenmesi ve milyonların karantinaya alınması nedeni ile, dünya ekonomisini negatif yönde etkilemeye başlamıştır. Dünya çapındaki işletmeler de dahil olmak üzere küçükten büyüğe hemen hemen nerede ise tüm işletmeler, bu davranış değişikliklerinin negatif etkisini hissetmeye başlamış durumdadırlar. Ekonomistler de, virüsün yüz milyarlarca dolarlık bir ekonomik kayıp ile sonuçlanacağını tahmin etmektedirler. Pek tabi, bu negatif ekonomik tablodan, kendisini geliştirerek çıkmayı başaran bir kesimin de olması beklenebilir. Krizi avantaja dönüştürün bu kesim büyük ihtimalle trendleri doğru okuyarak iş modellerini inove edebilen, startup çevikliğinde hareket edebilen ve kurumiçi girişimciliği kültür haline getirebilen işletmeler olacaktır.

 

Salgınlar, değişen yaşam ve iş yapış biçimleri…

 

Pandemi tarihine baktığımızda, M.Ö. 429’daki Atina Veba’sından günümüze kadar geçen nerede ise 2500 yıllık süreçte, her salgın hastalık türünün yaşayış biçimlerimizi, dolaylı olarak da iş yapış biçimlerimizi değiştirmiş olduğunu görmekteyiz. Bir örnek vermek gerekir ise, 2002 yılında yine Çin’de ortaya çıkmış olan SARS (Şiddetli Akut Solunum Sendromu) virüsünden dolayı da, küresel ekonomi 40 milyar dolarlık zarar gördü. Fakat, bu rakamı incelediğimizde toplam etkiyi yansıtmakta etkisiz olduğunu görüyoruz. Çünkü gerçek etki, insanların risklerinin farkında olduklarında yaptıkları değil, yapmadıklarından kaynaklandı. Bu olağan üstü şartlar altında insanlar işe gitmediler, alışveriş merkezlerine gitmediler, çocuklar okula gitmediler, bu yüzden ebeveynler evde kalmak zorunda kaldılar, restoranlara, mağazalara gitmeyi ertelediler.

 

Ancak tüm bu kısıtlamalar o dönemde beklenmedik bir etki yarattı ve ülkede o dönemde oldukça düşük olan internet penetrasyon oranı inanılmaz bir şekilde artmaya başladı ve nerede ise hiç olmayan e-ticaret moda oldu. İnsanlar evde kalmak zorunda kaldıkları bu dönemde, sosyal olarak birbirlerine bağlı kalmak ve evden alışveriş yapmaya devam etmek istediler. Kriz döneminde tüketicinin ihtiyaçlarını doğru bir şekilde okumayı başaran Alibaba ve JD.com gibi şirketler, tüketim alışkanlıklarını bu durumdan dolayı zorlanmaksızın değiştirdiler ve Çin’in ve dünyanın en büyük ve en etkili şirketlerinden ikisini inşa etmiş oldular.

 

Koronavirüsün de pandemik seviyeye gelmesi ile birlikte, günümüzde de insanlar birbirinden olabildiğince uzak durmaya özen gösteriyorlar, buna bağlı olarak da, SARS virüsü döneminde olduğu gibi, sinema, alışveriş merkezi, restoran ve spor salonları gibi halka açık yerlere gitmekten kaçınıyorlar. Kumar Mehta’nın Forbes’da yayımlanan makalesinde de belirttiği üzere, Netflix, Amazon Prime ve yemek siparişi – dağıtımı gibi platformlar, ultra hızlı geniş band internetin yaygınlaşması ile birlikte, sanki son on yılı bu an için hazırlanarak geçirmiş gibi görünüyorlar.

İşletmeler için çözüm startup gibi hareket etmek…

 

Günümüz şirketlerinin yönetim kademeleri de, böylesi bir kriz durumunda benzer şekilde, iş modellerini inove ederek beklenmedik arz veya talep şoklarına karşı likidite sağlayabilmeleri gerekiyor. KOBİ ve üzeri ölçekli şirketlerin böylesine bir stres testinden başarı ile geçebilmeleri için, mevcut duruma olabildiğince hızlı adapte olabilmeleri, bunun için de “startup”lar gibi çevik hareket edebiliyor olmaları gerekmektedir. Böylelikle, ciddi bir enfeksiyondan sonra hayatta kalan beyaz kan hücreleri gibi, böylesine bir stres testinden sonra hayatta kalan startup ve şirketler de, kaçınılmaz olarak yaşamlarında karşılaşacakları zorluklara karşı direnç geliştirebileceklerdir. Şirketlerin bu direnci sürdürülebilir ve kuvvetli kılabilmesi de, başlangıçta ifade edildiği gibi, “startup”lar gibi çevik olmayı şirket kültürüne entegre edecek, bir kurumiçi girişimcilik sistemi kurulması ile mümkün hale gelebilecektir.